1980’li yıllarda Dr. Heinz Leymann mobbing terimini ; özellikle hiyerarşik olarak yapılanmış ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğer grup ya da grup üyelerine psikolojik ve uzun süreli sistematik baskı uygulaması şeklinde tanımlamıştır.
Yani mobbing, duygusal bir saldırıdır ve yaş, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeden; taciz, rahatsız etme, kötü davranış yoluyla örgüt içerisindeki herhangi bir kişiye ya da gruba yönelir. Rastgele olmayıp kasıtlı ve planlı olan mobbingin amacı kişiyi ya da grubu iş yaşamından dışlamak, pasif hale getirmek ve yıpratmaktır.
Dar anlamda şiddet, fizikseldir, geniş anlamda ise, insan üzerindeki fiziksel ve ruhsal etkileri dolayısıyla, hissedilen şiddeti tanımlar. Türkiye’nin de üyesi olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), işyeri şiddeti tanımını, sadece fiziksel hareketlerle sınırlamayıp bunun yanında pasif ve psikolojik hareketleri de içerecek biçimde genişletmektedir. Yani; şiddet, sadece kaba biçimi ile fiziksel özellikte olmayıp, ekonomik, sosyal, siyasal ve psikolojik niteliklerde de olabilmektedir. Şiddetin soyut biçimi olan mobbing, fiziki şiddetten daha tehlikelidir ve daha kalıcı psikosomatik etkiler bırakabilmektedir.
Mobbing’e genellikle;
• İşini çok iyi, hatta mükemmel yapan;
• İlişkileri olumlu olan ve çevresindekilerce sevilen;
• Çalışma ilkeleri ve değerleri sağlam, bunlardan ödün vermeyen;
• Dürüst ve güvenilir, kuruluşa sadık;
• Bağımsız ve yaratıcı;
• Gücü elinde bulunduranların yeteneklerinden üstün özelliklere sahip olan kişiler maruz kalmaktadır.
Yani; iyi bir eğitim ve etkileyici bir çalışma geçmişiniz varsa, duygusal zekânız yüksek, dürüstlük, adalet ve empati duygularınız çok gelişmişse, işinizi çok seviyor ve başarılıysanız, yakışıklı ya da güzelseniz, giyiminize dikkat ediyorsanız mobbing için daha çok risk altındasınız demektir. Çoğunlukla parlak bir kariyeri olduğu düşünülen kişiler "mobbing mağduru" oluyor. Çünkü eski tarz yöneticiler işlerini seven, başarılı, yaratıcı kişileri kendilerine tehdit olarak algılıyor. "Ayna ayna söyle bana, var mı benden daha akıllısı bu dünyada" nın cevabına dayanamıyorlar. Birlikte çalıştıkları insanlardan mutlak itaat ve sadakat bekliyorlar. Zaten mobbing sorun olarak en çok rekabetin arttığı durumlarda kendini gösteriyor.
Mobbing uygulayanların ortak özellikleri de duygusal zekâdan yoksun, korkak, nevrotik, etik değerlerden uzak, kuşkucu, anti-sosyal ve empati yetenekleri gelişmemiş olarak tanımlanıyor. Mobbing uygulayanın kötü kişiliği ve patron olarak bunu hak olarak görmesi, şişirilmiş benmerkezcilik, narsist kişilik, çocukluk travmaları da bu özellikler arasında yer alabiliyor. (H.Leymann)
Peki mobbing engellenebilir mi?
Türkiye’de yasal olarak yeni tanımlanmış ve yeni bilinen bir olgudur. Bu nedenle bu konuyla ilgili tüm çalışanların bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Mobbinge maruz kalan kişi haklarına sahip çıkmalı, çatışmanın çözümlenmesi için yardım istemelidir. Kendi işini yapmalı, işi dışında verilenleri yapmak zorunda bırakılırsa, bunu yazılı istemelidir. Susmamalı, kendisine yapılan her türlü haksızlığa göz yummamalı, bu durumdan üstlerini mutlaka haberdar etmelidir.
İçinde bulunduğu durumla ilgili yazılı kanıt ve mümkünse tanık desteği toplamalıdır. Yasal haklarını öğrenmeli, gerekirse bu konuyu bilen bir terapistten psikolojik destek almalıdır.
Başbakanlık, kamuoyunda sıkça tartışılan Mobbing konusunda bir Genelge yayımlamıştır. “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu 2011/2 sayılı genelge oldukça geniş kapsamlı olup, hem kamu kurum ve kuruluşlarında hem de özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin engellenmesini hedeflemektedir.
Genelgede yer alan: ‘ Psikolojik tacizle mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi, ALO 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla çalışanlara yardım ve destek sağlanacaktır.’ maddesi de mobbing mağdurları için önem taşımaktadır.
Yine genelgede yer alan: ‘’Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve sosyal taraflar, işyerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenleyeceklerdir.' maddesi de bu konuya verilen önemi göstermektedir.
Son dönemlerde mobbing mağdurları lehine sonuçlanan yargı kararlarının olduğu da bilinmektedir.
İşe giderken ayaklarınızın geri geri gitmeyeceği, yaptığınız işlerden ve çalışmalarınızdan mutluluk duyacağınız huzurlu iş yaşamı ve mutlu günler diliyorum.
Nazlı YÜZBAŞIOĞLU
Uzman Psikolojik Danışman
Aile ve Evlilik Danışmanı